Skip to main content

20’lik dişler (akıl dişleri) çoğu kişinin hayatında en az bir kez gündeme gelir: Kimi hiç sorun yaşamadan ağzında kalır, kimi de şiddetli ağrı, şişlik ve enfeksiyonla acil diş hekimi arar. Bu yüzden “20’lik diş mutlaka çekilmeli mi?” sorusu çok yaygındır. İnternette de iki uç görüş dolaşır: “Hepsi çekilmeli” diyenler ve “Dokunma, dursun” diyenler… Gerçekte doğru cevap, dişin konumuna, çıkış şekline, çevre dokulara verdiği etkiye ve kişinin ağız hijyeni koşullarına göre değişir.

20’lik dişler genellikle en son süren azı dişleridir ve çenede yeterli yer yoksa gömülü kalabilir veya yarı gömülü çıkabilir. Bu durumda diş eti altında bakteri birikir, komşu dişi iter, çürük riskini artırır ya da tekrarlayan iltihaplara (perikoronit) yol açabilir. Ancak düzgün sürmüş, karşıt dişi olan, çiğnemeye katılan ve temizliği yapılabilen 20’lik dişler her zaman çekilmek zorunda değildir. Bu yazıda 20’lik diş mutlaka çekilmeli mi sorusunu netleştirecek; hangi durumlarda çekimin şart olduğunu, hangi durumlarda takip edilebileceğini ve kararın nasıl verildiğini anlatacağım.

20’lik Diş Mutlaka Çekilmeli Mi?

Hayır, 20’lik dişler mutlaka çekilmez. Çekim kararı, “20’lik diş olduğu için” değil; sorun çıkardığı veya sorun çıkarma riski yüksek olduğu için alınır. Eğer 20’lik diş:

  • Çenede yeterli yer bulup düzgün sürmüşse,
  • Karşı çenede ona temas eden karşıt dişi varsa (işlev görüyor ve uzamıyorsa),
  • Çürük veya diş eti problemi yoksa,
  • Temizliği rahatça yapılabiliyorsa ve diş etinde sürekli cebelenme/iltihap oluşturmuyorsa,

çoğu zaman çekim şart değildir ve düzenli kontrollerle ağızda tutulabilir.

Ancak 20’lik diş şu durumlarda çekime daha yakın bir adaydır:

  • Gömülü veya yarı gömülü olup diş eti altında enfeksiyon (perikoronit) yapıyorsa
  • Yanındaki 2. azı dişe baskı yaparak ağrı, çürük veya kök erimesi riski oluşturuyorsa
  • Düzgün çıkmadığı için temizlenemiyor ve sürekli çürüyorsa
  • Tekrarlayan şişlik, kötü koku, ağız açmada zorlanma gibi ataklarla geliyorsa
  • Çene kemiği içinde kist/tümör benzeri oluşum şüphesi varsa (röntgende)
  • Ortodontik/çene cerrahisi planı nedeniyle risk oluşturuyorsa

Kısacası: 20’lik dişin kaderi, dişin kendisinden çok pozisyonu ve çevre dokulara etkisi ile belirlenir.

20’lik Diş Hangi Durumlarda Sorunsuz Kalabilir?

Sorunsuz 20’lik diş profili genellikle “düz sürmüş ve işlev gören” diştir. Diş, ağız içinde tamamen görülüyorsa, diş eti çevresi sağlıklıysa ve arka bölgeyi temizleyebiliyorsanız, bu diş yıllarca problemsiz kalabilir. Özellikle alt-üst karşıt diş teması varsa 20’lik diş çiğnemeye de katkı sağlayabilir. Bu tür dişlerde gereksiz çekim kararı almak çoğu zaman doğru değildir; çünkü her çekim bir cerrahi işlemdir ve her cerrahinin kendi riskleri bulunur.

Burada önemli bir nokta da düzenli kontroldür. 20’lik dişler arka bölgede olduğu için çürük ve diş eti problemi bazen geç fark edilir. Sorunsuz görünen 20’lik diş, yıllar içinde arka bölgede temizlik zorlaştıkça çürüyebilir veya diş eti cebi oluşabilir. Bu yüzden “kalsın” kararı verildiyse, belirli aralıklarla diş hekimi kontrolü ihmal edilmemelidir.

Çekim Gerektiren En Sık Nedenler: Gömülü Diş, Enfeksiyon ve Komşu Dişe Zarar

20’lik diş çekiminin en sık nedeni gömülü/yarı gömülü dişlerdir. Yarı gömülü dişlerde dişin bir kısmı sürmüştür ama diş etiyle örtülü alan kaldığı için burada yiyecek ve bakteri birikir. Sonuç: perikoronit dediğimiz iltihap atakları… Bu ataklarda şişlik, ağrı, ağız açmada zorlanma, yutkunmada rahatsızlık, kötü tat ve bazen ateş görülebilir. Ataklar tekrarlıyorsa, dişi “idare etmek” yerine çekim daha kalıcı bir çözüm olur.

Bir diğer önemli neden, 20’lik dişin komşu 2. azı dişe verdiği zarardır. Özellikle eğik çıkan (mesioangular) 20’lik dişler, 2. azının arka yüzünde çürüğe yol açabilir. Bu çürükler çoğu zaman geç fark edilir ve 2. azı dişi riske atabilir. Ayrıca bazı gömülü dişlerde komşu dişin kökünde erime (rezorpsiyon) görülebilir; bu da çekim kararını güçlendiren bir bulgudur.

Çekim Kararı Nasıl Verilir? Muayene ve Röntgenin Önemi

20’lik diş için “çekelim mi kalsın mı?” sorusu, yalnızca ağrıya göre yanıtlanmaz. Çünkü ağrı yokken de riskli bir pozisyon olabilir. Bu nedenle karar mutlaka klinik muayene ve görüntüleme ile verilir. Panoramik röntgen, 20’lik dişin konumunu, komşu dişle ilişkisini ve gömüklük derecesini gösterir. Bazı vakalarda sinir kanalıyla yakın ilişki şüphesi varsa daha detaylı görüntüleme (ör. CBCT) istenebilir.

Muayenede hekim; diş eti cebini, çürük varlığını, dişin sürme yönünü, karşıt dişi olup olmadığını ve kişinin ağız bakım kapasitesini değerlendirir. Örneğin diş düzgün sürmüş olsa bile kişi arka bölgeleri temizlemekte zorlanıyorsa, uzun vadede problem riski artabilir. Bu yüzden karar, yalnızca “dişin hali” değil, kişinin koşullarıyla birlikte verilir.

Çekim Sonrası Süreç ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

20’lik diş çekimi basit çekim şeklinde olabileceği gibi, gömülü dişlerde cerrahi çekim gerekebilir. İşlemin kapsamı dişin konumuna bağlıdır. Çekim sonrası en önemli hedef, pıhtının korunması ve bölgenin temiz şekilde iyileşmesidir. İlk günlerde hafif sızı, şişlik ve ağız açmada kısıtlılık görülebilir; bu durum çoğu kişide beklenen bir iyileşme parçasıdır.

Çekim sonrası dikkat edilmesi gereken en kritik konu, ilk 24 saatte pıhtıyı bozmamaktır. Sigara, sıcak içecek, tükürme/kuvvetli çalkalama gibi davranışlar pıhtıyı yerinden oynatabilir ve “dry socket” denilen ağrılı tablo riskini artırabilir. Hekimin verdiği bakım talimatlarına uyum, iyileşme konforunu ciddi şekilde artırır. Gömülü 20’lik çekimlerinde şişliği azaltmak için ilk günlerde soğuk uygulama önerilebilir; ağrı kontrolü için de hekim yönlendirmesiyle ilaçlar kullanılabilir.

Author Dt. Can Durusu

Dt. Can Durusu, Yeditepe Üniversitesi Diş hekimliği mezunu bir hekimdir. Dişçimistanbul işletmesinin kurucusudur.

More posts by Dt. Can Durusu